Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘sahipsiz köpek’

   Öncelikle, orijinal ismi ‘A Dog Year’ olan, Türkçe’ye ‘Bir Köpek Yılı’ olarak çevirebileceğimiz bu filmi halen izlemediyseniz kaçırmayın derim! Bütün hayvan dostlarının izlemesi gereken harika bir film çünkü.

Bir Köpek Yılı Filmi, Amerika’lı bir gazetecinin Devon isimli border collie cinsi köpek ile yaşadıklarından esinlenerek çekilmiş bir film. Gerçek bir hikaye yani.

Devon, Amerika’daki bir barınaktan sahiplenilmiş bir köpek. Kelimenin tam anlamı ile de bir baş belası! ‘Cehennemden gelen köpek’ olarak anılıyor. Çünkü Devon, hayatında hiç sevgi görmediği için gerçekten de bir baş belası!

Sevimli Devon’da, sayabileceğinizden çok davranış bozukluğu var… Kontrol etmek, laf söz dinletmek, sosyalleştirmek imkansız neredeyse! İşte bu filmde, Devon’ı sahiplenen yazarın O’na bir yıl boyunca gösterdiği sevgi ve sabrın müthiş gücü anlatılıyor.

Ve sevginin nelere kadir olduğu….

Bütün bir hayatını bir kenara bırakıp, tam bir yıl boyunca hiç bıkmadan usanmadan Devon ile ilgilenen, ve Devon’a herşeyden önce karşılıksız sevgisini veren yazarın sonunda ne kadar müthiş bir can dostu yarattığının hikayesi Bir Köpek Yılı!  Dediğim gibi, izlemediyseniz mutlaka izleyin.

Şimdi Bir Köpek Yılı’nın Hollywood versiyonundan, Ankara versiyonuna gelelim!

Kahramanlar: bendeniz İpek Ruacan, veteriner hekim Eray Ergezen ve Devon’un Ankara şubesi Maradona Charlie!

Maradona Charlie’yi, arkadaşım Elvan ile birlikte 11 Şubat 2009 günü Mesa Koru Sitesi’nde buldum. O da bir border collie melezine benziyordu. Sahiplendirmek umudu ile, bir veteriner kliniğine götürdük. Tabii o zamanlar Devon’un Ankara şubesi olduğunu bilmiyor, normal bir köpek olduğunu düşünüyor ve kısa süre içinde sahiplendireceğimizi umuyorduk.

Günler geçtikçe, Charlie’nin Devon’dan bir eksiği olmadığı ortaya çıktı! Hatta Devon halt etmiş bile denilebilecek bir durumdaydı Maradona Charlie:) Sahiplenilmesi mümkün değildi saymakla bitmeyen davranış bozuklukları ile. Sahiplenilse bile, 1 saatten fazla yeni evinde kalması mümkün değildi (sahiplenme gafletinde bulunan kişi, 1 saati bulmadan küfürler ederek bana geri getirirdi Charlie’yi çünkü!).

Derken Charlie, veterinerlerini de canından bezdirdi! Charlie’yi başka bir veteriner kliniğine götürmek durumunda kaldım – o zaman yeni açılmış olan Yaşamkent Veteriner Kliniği’nin yolunu tuttuk Charlie ile birlikte. ‘Onlar da kovana kadar kalır hiç değilse’ diye düşündüm.

Ama Charlie oradan kovulmadı… İşte orada, Bir Köpek Yılı filminin Ankara versiyonu çekildi! Devon’ın yerinde Charlie, Devon yüzünden canından bezen yazar rolünde de veteriner Eray Ergezen vardı.

Charlie, giriş yaptığı itibaren Yaşamkent Veteriner Kliniği’nin altını üstüne getirmeye başlamıştı bile. En beter huylarından bir tanesi, kendi dışkısını yeme huyu idi! Öncelikle bu iğrenç huydan vazgeçmesi için eğitim almaya başladı Charlie.

O günlerde çok ilginç bir gelişme de oldu. Birgün Yaşamkent Veteriner Kliniği’ne elinde bir kangal yavrusu ile bir adam geldi – getirdiği köpeğin kulaklarını kestirmek istiyordu! Klinik yetkililerinden ‘kulak kesmiyoruz’ cevabını alınca, ‘iyi başka yere gider orada kestiririm’ diyerek klinikten çıkarken tesadüfen Maradona Charlie’yi gördü. Gördükten sonra da utanmadan ‘bu köpeği ben barınaktan almıştım, evimin önüne bağlamıştım, çok baş belası bir köpekti attım gitti, sonradan duydum bir bayan almış sokaktan’ dedi ve gitti (o bayan ben oluyorum).

Böylece Charlie’nin ne kadar dehşet bir insanın elinde bu durumda düşmüş olduğunu da anlamıştık. Parçaları birleştirince, Charlie’nin kendi dışkısını yeme huyunun ilgi çekmek amaçlı olduğunu anlamıştık – zira tahminimizce bu vicdansız şahıs Charlie’ye sadece kendi dışkısını yediği zaman ilgi gösteriyordu… O da kızmak şeklinde tabii… Ama zavallı Charlie yine de bir parça da olsa ilgi görmek için bunu yapıyordu.

Sevginin gücü, Charlie’nin bu huyunu bırakmaya başlaması ile kendini göstermeye başladı! Charlie Yaşamkent Veteriner Kliniği’nde geçirdiği her geçen gün, dışkı yeme huyundan vazgeçiyordu. Bunun yerine, veterineri Eray ile iletişim kurmaya, ve son derece yavaş da olsa, Eray’dan gelen ‘yapma etme’ komutlarını dinlemeye başlıyordu!

İçten içe, Eray da Charlie’ye bağlanıyordu tabii! Ne kadar arsızlık, şımarıklık, terbiyesizlik yapsa da Eray Charlie’ye kızamaz olmuştu! Aşağıdaki resimde, Eray Charlie’yi zaptetmeye çalışırken yere kapaklanıp çenesini yardıktan ve dikiş attırmak zorunda kaldıktan sonraki halleri görülebilir!

Dikiş Attırma Sonrası Eray ve Charlie!

Dikiş attır, Charlie’yi zaptet, Charlie’ye pati vermeyi öğret, Charlie’yi sosyalleştirmeye çalış, Charlie aşağı, Charlie yukarı derken tam bir yıl geçti! Ve Eray artık Charlie’den ayrılamayacağını anlamıştı! 

‘Adamımdan kimse ayıramaz beni artık, Charlie bundan sonra benim çocuğum’ diyerek sahip arıyor ilanlarını kaldırmamı istedi dün Eray.

Siz bu yazıyı okurken, Eray Charlie’ye insanların üstüne atlama, buzdolabının kapağını açıp içine girme ve mama paketlerinin başında adeta bir asker gibi nöbet tutup diğer köpeklerin paketlere yaklaşmasını engellemeye teşebbüs etme huylarından vazgeçmesi için eğitim vermeye çalışıyor.

Yarın ise, halıların ‘yenmek’ için üretilmiş olmadığını Charlie’ye öğretmeye çalışacak.

Ve Bir Köpek Yılı filminin Ankara versiyonu da işte böyle bir mutlu son ile bitiyor!

Buzdolabının İçine Girilmez Charlie!

Well if you still haven’t seen the movie “A Dog Year”, I urge you to do so! It is a must – see for all animal lovers based on the true story of an American journalist who adopted a formerly abused border collie named “Devon”.

He is named Devon, but he is in fact the “dog from hell” as they later come to refer to him. Devon has more behavioural problems than you can name or count… It takes a year, and unimaginable time and effort for him to socialize Devon and make him a “normal” dog again. Actually, he has to put his life on hold for a year just to be able to cope with Devon.

In this posting I would like to tell you about the Ankara version of the Dog Year – starring me Ipek Ruacan, a wonderful veterinarian by the name of Eray, and Maradona Charlie (in lieu of Devon).

Maradona Charlie - Devon's Ankara Version!

I found Maradona Charlie on the street about two years ago together with a friend of mine. He looked quite like a border collie mix, and we thought we would be easily able to re-home him to a loving family. We took him to a vet where he would board until we could find him a new home.

And the one thing we didn’t know at that time was that Maradona Charlie was no less than Devin the dog from hell… Just like Devon, Charlie had an endless list of behavioural problems… As time went by, it became quite obvious to me that it would be absolutely impossible to rehome Charlie.

Just as that became clear to me, it had become clear to his vets that they would no longer be able to board him in their practice – Charlie was absolutely beyond control! I had to take him out of there, I was told…

I desperately started searching for a new practice that would “bear with” Charlie. And I came across this newly-opened practice and made a call to them to see if they would agree to board Charlie (not mentioning that he was nothing less than Devon). They agreed, and Charlie started a new adventure at a new practice.

There at the new pratice, Charlie had a new vet named “Eray”, a young vet who had a particular passion for helping stray or abandoned dogs like Charlie. When Eray and Charlie first met, I had no clue that “Eray’s Dog Year” was starting. Neither did Eray himself know but it just did…

Charlie’s first days at the practice were an absolute nightmare for Eray – Charlie was simply beyond control. He was tearing the place apart. One of his worse behavioural problems was that he would go for it and eat his own excrition!

Something odd happened one day. A young guy appeared at the practice with a kangal (Anatolian shepherd) dog with him. The guy wanted to chop the kangal’s ears off! Although it is illegal, it is a common practice in Turkey to get kangal dogs’ ears chopped off supposedly because ears are a vulnerability for them if they have to fight it off with another dog! But because it is illegal, Eray rejected to do it and send the guy away. Just as he was leaving, he happened to see Charlie there within the practice. And he said ” I got this dog a from a shelter a year ago, I chained him to my garden, but he proved to be such an asshole that I dumped him later on. Later on I found out that a girl took him off the streets” (that girl being me!).

Then we started getting an idea of what kind of hell Charlie had been through. It increasingly seemed to be the case that Charlie was eating his own excrition just to get some attention! We figured that the only way Charlie had discovered in his former home to get some attention was to go for his own excrition! Only then he was getting some attention (albeit not in a nice way) – otherwise he was condemned to a life of no attention at all, and he had to spend his life being chained in a hellish place!

At this point, Charlie’s predicament was becoming increasingly more emotional for Eray the vet. They were spending hours together as Eray was trying to come over his multiple behavioural problems. The excrition thing resolved itself – with love and attention, Charlie was not even bothering with it.

But something else was also happening – just as Eray the vet was becoming Charlie’s “star” so to speak, Eray himself was becoming extremely attached to Charlie! They were spending hours together with Eray trying to teach him to be a “normal” dog again and Charlie receiving true love and affection for the first time in his life!

It was a year last night when I got the phone call from Eray asking me to remove all internet ads that list Charlie as up for adoption because he said Charlie had become his “child” now and that he would be Charlie’s forever “daddy”.

Charlie and Eray

And there it was! We had our own version of the Dog Year; it was Eray and Charlie’s dog year not in Hollywood but in Ankara!

As you read this post, Eray is trying to teach Charlie not to jump on people, not to enter into the refrigerator to steal food and not to try to patrol the food stand in his practice to keep other dogs away from the food! Tomorrow, they will work on getting Charlie to learn that rugs are not to eaten!

And this is how we had our own Ankara version of the Dog Year – with a happy ending just like in the original movie!

Read Full Post »

Konya

Şimdiki adı ile Daisy. Çok cici, bir o kadar da yaramaz bir köpek. Kısa bir süre öncesine kadar Konya’da yaşıyordu. Ama nerede, nasıl yaşıyordu bilemiyoruz. Daisy, birgün Konya’nın işlek bir caddesinde bir gece vakti bulundu. Ağzından ve bacaklarından koli bandı ile bağlanmış, daha sonra da üzerinde ‘kalbini kırmayın’ yazan bir kolinin içine konularak sokağın ortasına terkedilmiş şekilde ortaya çıktı.

Duyarlı bir vatandaş ve Konya hayvan hakları örgütleri işbirliği ile kurtarılarak, koruma altına alındı. Oldukça da meşhur oldu! Hemen hemen bütün gazete ve haber bültenlerinde yer aldı çektiği işkence.

Sonra ne mi oldu? Harika birşey oldu! O zaman isimsiz olan Daisy, kendisini haberlerde izleyen, ve daha da once sahipsiz hayvanların bakımı konusunda bizlere yardımcı olan melek kalpli Ankaralı bir aile tarafından sahiplenildi.

Özellikle burnunun üzerindeki koli bandı yaralarının iyileşmesi biraz zaman aldıysa da, Daisy şimdi çok çok mutlu.

Daisy Ankara'da Yeni Evinde!

Bir de Dost isimli bir husky ablası var yeni evinde daha ne olsun! Unutmadan söyleyelim bir de bütün köpek kardeşlerı adına bir de mesajı var: lütfen kalbimizi kırmayın!

Konya

Her name is Daisy now. Just a short while ago, she was perhaps a homeless dog trying to survive in the city of Konya. There is an amazing story behind how we met her. Daisy was found late at night in the middle of a busy on street in Konya in a small box marked “don’t break her heart” – with her legs and mouth tied with duck tape.
She was rescued when someone spotted the box in the middle of the road and notified the authorities. She was desperately trying to get out of the box… Daisy was then picked up by animal welfare authorities and then taken to the municipal shelter in Konya.
And she became quite famous after what happened to her! Almost all news bulletins and papers covered her story. It was not too long after the broadcasts when I got a call from a wonderful family in Ankara that fostered one of our rescue dogs recently. They wanted to give Daisy a forever and loving home.
Within a couple of days, we arranged for Daisy to come from Konya to Ankara to join her new home. She was a bit shy initially when she came, and a bit scared of humans but who can blame her?
Daisy now not only has a fantastic family, but also a big husky sister named Dost.

Daisy in her New Home in Ankara

And she has a message on behalf of all her canine friends: please don’t break our hearts we love you!

Read Full Post »

Çöplükten çıkabilecek en şirin şey: Timmy!

t2

Timmy, 3 aylık bir erkek terrier. Yalova’nın tatil beldesi Çınarcık’ta, çöplükte bulundu! Çöpünü atmaya giden bir hayvansever tarafından farkedildi Timmy. Çöplükte tek başına ağlıyordu bu sevimli yumurcak.

t3

Büyük ihtimalle, yaz tatilini bitirip evlerine dönen birileri tarafından çöpe atıldı Timmy. Neyse ki, kaderi çöplük olmadı. Timmy, tarafımızca Ankara’ya getirildi. Yeni bir yuva bulmak, yeni bir yaşama başlamak için.

Ve Timmy kısa bir süre içinde yeni bir yuvaya kavuştu. Şimdi onu çok seven ailesi ile birlikte, Birlik Mahallesi’nde yaşıyor. Adı da Bonbon oldu!

yenievinde

Sana yeni ailen ile bir ömür boyu mutluluk diliyoruz Bonbon!

Read Full Post »

maya2

1 gün önce sahipli, ertesi gün sokakta yaşam mücadelesi veriyor…Sizin başınıza geldiğini düşünün:4-5 yıldır sürdürdüğünüz yaşamınız,yirmi dört saat içinde başınıza yıkılıveriyor,kendinizi hiç bilmediğiniz bir yerde öylece kalakalmış buluyorsunuz.Ne hissedersiniz? Felaket öyle değil mi?

İşte Maya için de aynen öyle olmuştu: felaket. Maya 4-5 yıldır sahipleri ile yaşıyordu, derken birdenbire kendisini Ankara sokaklarında, çöplerden yemek yiyerek yaşamaya çalışırken buldu.Evden, çöplüğe.

Maya

Sokakta geçirdiği kabus dolu günler sonrasında, Maya korumamız altına alındı. Bu zarif ve akıllı kız, bizimle geçirdiği günler boyunca hepimizi kendisine aşık etti. Ve yaklaşık bir ay sonra, yeni sahipleri ile yeni bir yaşama başladı.

Seni çok çok özlüyoruz Maya…

Read Full Post »

Harry ve Oscar: iki sevimli yavru köpek. Onlar bundan yaklaşık 3 ay önce, yanlarında 2 diğer yavru köpek ile birlikte Ankara Eymir Gölü yakınlarında bulundular.Karton bir kutu içinde terkedilmişlerdi. Sadece 1 aylıktılar, ve inin cinin top oynadığı bir yerde ölüm kalım mücadelesi veriyorlardı. Herhalde orada biraz daha kalsalardı, çoktan ölmüş olacaklardı.

1

Ama öyle olmadı – bu masum meleklerin hayatı küçük tesadüfler sayesinde değişti. Eymir Gölü yakınlarına piknik yapmaya giden bir hayvansever dostumuz, o ölüm kutusunu şans eseri gördü! Bu 4 afacan, korumamız altına alındılar hemen. Veteriner hekim kontrolünden geçirilen yavruların çok hasta oldukları ortaya çıktı. Bitkin düşmüşlerdi, bir deri bir kemik kalmışlardı.

Onlara Hary, Mary, Oscar ve Nina isimlerini koyduk. İlerleyen günlerde, zarif kızımız Nina’yı kaybettik… Nina, sadece birkaç gün dayanabilmişti – melek olmuştu, neyse ki çok çekmemişti…

Diğerlerine mi ne oldu? Harry ve Oscar: onlar artık İstanbul’da yeni bir yaşama başladılar. Harry, Bağdat Caddesi yakınlarında oturuyor artık! Yeni ailesinin üçüncü köpeği oldu Harry, kardeşleri Hector ve Paris ile birlikte İstanbul’un keyfini çıkarıyor.

2

Oscar da İstanbullu oldu! O da İstanbul Avrupa yakasında, Zeytin isimli sevimli labrador ve iki kedi ile birlikte yeni bir yaşama başladı.

3

Ve Mary. Malesef, Mary kardeşleri kadar şanslı olamadı. Korumamız altına alındıktan kısa bir süre sonra Ankara’lı bir aile tarafından sahiplenilen Mary, iki gün önce geri getirildi…

m6

Mary halen yuva arıyor. 3.5 aylık, harika bir kız Mary… Lütfen ona yuvanızı açmak için bana yazın: iruacan@yahoo.com

Read Full Post »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 44 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: